Bilgi paylaştıkça çoğalır

                                   Yalnızlık paylaşılmaz , paylaşılsa yalnızlık olmaz..

      Rivayete göre büyük üstad aşık olduğu kadına açılmak ister. İster de bir türlü diyemez aşık olduğunu. Dünyanın bütün güzelliklerinden bir parça aldığını düşünür de kadının, bir türlü diyemez bunu ona. Sözü bir türlü getiremez aşka, sevdaya. Ne kadar önemli olduğunu kendisi için kadının, söyleyemez, evirip çevirir durmadan lafı.. Sonunda ” Her neyse ” der ve kalkarlar masadan.. Oysa ki şiir çoktan yazılmıştır..

Türkiye’de İstanbul ne ise,

İstanbul’da gece ne ise ,

Gecede yürümek ne ise

Yürürken düşünmek ne ise

Seni unutamamacasına düşünmek ne ise

Unutamamanın anlamı ne ise,

Seni sevmek ne ise

Saklayayım mı yok söyleyeyim derken

Birden aşka düşmek ne ise

Her neyse..

Asıl adı Halit Özdemir Arun olan büyük şair ilk yazısını 1939’da ‘Servetifünun-Uyanış’ dergisinde yayınladı.1951’de Sanat Basımevi’ni kurarak matbaacılığa da el atan büyük usta kendi şiir kitaplarını bastı.1955’te de Yuvarlak Masa Yayınları’nı kurdu. 28 Ocak 1981 yılında hayata gözlerini kapadı.

İnsan-Toplum ilişkilerine yönelik temaları konu edinirken ‘Düşündürücü bir şiir evreni kurmuştur.’  Bunu yaparken anlatış tarzını ‘sen’ ‘ben’ ikilemiyle vermiştir. Bu tarzıyla bütün akımların dışında bir şairdi.

…Sanki asılacakmışım.. Ölecekmişim…Son sözünü söyle demişler gibicesine.. Ben hep böyle yazmaya çalıştım, irili ufaklı, ne yazdımsa.  -En çok hangi kitabınızı, hangi şiiirinizi seversiniz? diye sormazlar mı! En çok hangi asılışımı sevdiğimi söyleyemem ki.. Açıkçası bütün asılışlarımı, ölümlerimi seviyorum demek geliyor içimden…

Bu sözleriyle bunu açıkça bizlere gösteriyordu.

Şarkı yazmanın kutsal yükünü keşfeden Feridun Düzağaç Asaf’ın Lavinya şiirini bestelemiş,özel radyoların ilk günlerinde ulusal bir radyo kanalında en çok istek alan ikinci şarkı olmuştur.

Sana gitme demeyeceğim,

Ama gitme, Lavinia.

Adını gizleyeceğim

Sen de bilme, Lavinia..

 

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın