Bilgi paylaştıkça çoğalır

Sanat filmi hakkında konuşmak istiyoruz. Günümüzde birçok konuda olduğu gibi ‘Sanat Filmi’ hakkında da kalıplaşmış düşüncelere sahibiz. Tıpkı ‘Sanat Sineması ‘ dendiğinde maddi kazanç kaygısı beklemeden yapılmış filmlerin aklımıza gelmesi gibi. Hala resim çizenle, ressamın, müzik yapan ile müzisyenin arasındaki ayrımı yapamadığımız gibi ‘Sanat Filmi’ni diğer filmlerden ayıramıyoruz.
Hollywood II. Dünya Savaşı’ndan sonra ‘Avrupa Sineması’yla olan yarışında tur bindirdiği bir gerçek. Bu yüzden olsa gerek Hollywood’un bir tekstil fabrikasına döndüğünü hayal pompaladığını bir pazarlama aracı olduğunu söyleyebilir. Ama Avrupa Sineması’ndan bahsedildiğinde para babalarının elinde olmadan saf duygularla yapılmış filmlerden bahsedilir. Hollywood hakkında söylenilenlerin kısmen doğru olması Avrupa’daki sinemacıların bireysel filmlerini ‘Sanat Filmi’ yapamaz. Avrupa sinemasının Hollywood karşısında aldığı bu tavır Cannes , Venedik’e birçok festivalleri de etkiliyor. Dahi ve sanatçı bir yönetmen olan Chirstopher Nolan’ın elinden çıkan ‘İnception’ sektör filmi , para için yapılmış film oluyor ama 7- 8 dakika boyunca yemek yiyen adamı çeken yönetmenin filmi sanat eseri oluyor. ‘Sanat Filmleri’nin arasında neden bir Matrix neden bir Terminatör neden bir Yüzüklerin Efendisi yer alamıyor? Dünyanın neresinde olursa olsun hangi makine ile çekilirse çekilsin, bir filmin sanat olup olmadığı sonuna kadar tartışılır ve tartışılmalı. Ama kendini entelektüel sanan birkaç adamın yere göğe sığdıramadığı , büyük bir çoğunluğun izlerken sıkıldığı , sinemadan çıktığı, izledikten iki gün sonra unuttuğu , hatta izlerken bunalıma girdiği bu filmlerden peşin peşin ‘Sanat Filmi’ diye bahsediliyor. 10 dakika boyunca sigara içen bir adamın sahnesinden binlerce sanatsal anlatı çıkarılıyor. Bıraksanız belki sigara içen adam sahnesinden evren hakkında teoriler çıkarıp hala sanatta anlamlandırmanın değil anlamının olduğunu düşünün ve bu yüzden kendi anlamlandırdığı şeyleri kitaplaştırıp bütün insanlardan bu ‘ Sanat Filmi’nden aynı şeyi anlamasını bekleyen sözde entelektüel bir çok insan var.

Inception-Widescreen-Wallpaper-1920x1200-2

Artık sinema okuyan binlerce genç ‘Sanat Filmi’ yapabilmek için sadece ‘Nikon’ makinelere veya ‘Canon’ makinelere ihtiyacının olduğunu düşünüyor. ‘Sanat Sineması’ sinema yapmak isteyenlere Canon – Nikon veya film çekebileceği herhangi bir makine aldırmaktan başka bir şey yapmıyor. Artık bir handcam kamerayla ‘Sanat Filmi’ yapmanız mümkün değil. Çünkü sanat artık bu kadar matematikleştirilmiş. ‘Sanat Filmi’ maddi kazanç kaygısı yoksa neden festivallerde 500.000 liralar için yarışılıyor ? Bu adamların ‘Türk Sineması’nın geleceği olduğu söyleyenler. Bu adamların festivallerde topladıkları paraları sinemaya yatırdıklarını mı ? Genç yönetmenler yetiştirip onlara yol açtıklarını mı  düşünüyorlar ?
Sanatçıyla yönetmen arasında kesinlikle bir fark var. Sanat ‘Nikon’ makinelerle ‘Canon’ kameralarla 1/100 Enstantane bilmem şu kadar İso ile yakalayamazsınız. Sanatı fikirlerinizle yakalarsınız, aşkla yakalarsınız. Tıpkı Peter Jackson’ın, (The Lord Of The Rings) Christopher Nolan ‘ın, (Inception- Batman trilogy) William Wyler’ın (Ben-Hur) yaptığı gibi.

animaatjes-lord-of-the-rings-73676

‘Sanat Filmi’ bir tür olamaz.

Hiçkimse bazı filmlere peşin peşin ‘Sanat Filmi’ diyemez. Türkiye’de sinemanın geleceğini düşünen varsa bırakın sinemamız Hollywoodlaşsın. Film yapmak isteyen insanlar elinde Nikon makine , Tripodla değil akıllarında orijinal fikirlerle dolaşsın.

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın