Bilgi paylaştıkça çoğalır

Bisikletimde bir gelincik
Soyut kırmızı

Mezar yerinden geçiyorum. Serviler ve toprak… Ve güneş, tam tepede. Gölgede duraksayıp nefesleniyorum. Ölmüşlerim geliyor aklıma. Kulağımda bir çınlama… Bir zil sesi…

Celali isyanları esnasında Trabzon’dan kaçıp İstanbul’a gelen Harutyun Usta ve ailesi, Samatya’ya yerleşir. Nitekim birçok Ermeni aile o dönemde Samatya’da yaşamaktadır. Durup dururken bunları neden mi anlatmaya başladım? Kulağımda bir zil sesi… Kulağım çınlıyor.

Harutyun Usta, Trabzon’da icra ettiği kazancılığı İstanbul’da da devam ettirir. Fakat oğlunun çok daha başka merakları vardır. Avedis, bir simyacıdır. Her gece, babasının kurduğu atölyede bakırı altına dönüştürmenin yollarını arar. Fakat onu ünlü eden şey, bu değildir!

Avedis, çalışmalarının sonucunda bakır, kalay ve altın tozundan oluşan bir karışım keşfeder.Bu karışımdan döktüğü zillerin çok farklı bir tınısı olduğunu anladığında ise bir nevi simyacılığın pabucunu dama atar ve bu zillerden üretmeye koyulur.

Bisikletimin pedalında
Uç uç böceği

Avedis’in oğlu Kerovpe de babasının sırrını öğrenerek, onu sonsuzluğa yolcu ettikten sonra, zil yapımını sürdürür ve İstanbul’daki kiliselerle çalışmaya başlar. Artık şöhret kapıdadır! Zamanın padişahı Dördüncü Murat bu zillerin methini duyduğunda aileyi saray ustaları arasına kabul ettirir. O günden itibaren İstanbul’da “Zilcioğlu” manasına gelen“Zilciyan” ismiyle anılmaya başlarlar. Uç uç böceği kulağımda… Mırıldanıyor.

Zilciyan ailesinin şöhreti İstanbul’la sınırlı kalmaz. Zamanın en büyük bestecilerindenMozart ve Haydn gibi isimler bestelerinde zillere yer vermeye başladığında ilk durakları bu aile olur. Yalnızca bu isimler değil, devletler dahi orkestraları için Zilciyanlar ile alışveriş ederler.

1851’de Londra’da, 1867’de Paris’te, 1873’te Viyana’da, 1883’te Boston’da, 1893’te Chicago’da, 1898’de Berlin’de ve 1907’de Bologna’da olmak üzere katıldıkları hemen her fuarda ödüller alan Zilciyan ailesi, Avrupa’dan ve Amerika’dan gelen talepler artınca 1868 yılında Sultan Abdulaziz’in maddi desteği ile yurt dışında şirketler kurmuşlardır. Artık tüm dünyada bu ziller kullanılmaktadır.

Şimdi buralardan dönme vakti. Güneşten ve servilerden… Şu serin gölgenin yamacından ayrılmak ne zor!

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’den ayrılan Zilciyan Ailesinin mensupları, farklı ülkelerde şirketler kurmaya başlar. Aileden geriye yalnız Mikael Zilciyan kalır; fakat o da işin sırrını bilmemektedir.

Varlık Vergisinin gelmesi ile birlikte Zilciyan ailesinin tüm serveti elinden gider ve hatta Vahan ve Mikael Zilciyan’ın, vergilerini ödememesi nedeniyle, tüm tezgahlarına, zil yapım malzemelerine ve zillerine el konulur. Fakat Mikael kararlıdır. Asla pes etmeyecektir! Çalışmaları ile aile büyüklerinin sırrına ulaşmayı başarır. 1960’lı yıllarda Mikael’in el üretimi zilleri, Beatles ile yeniden hayat bulur. Şöhret tekrar kapıdadır! Pink Floyd, Deep Purple, Cream, Rolling Stones, Jimi Hendrix, Guns N’ Roses gibi isimler de bu zilleri kullanmışlardır. Dünyaca ünlü sanatçılar, müzikologlar kendisiyle tanışabilmek ve üretim sırasında onu izleyebilmek için sıraya girmiştir.

Ailesinin yıllarca çalışmalarını sürdürdüğü Samatya’dan taşınan Mikael, Sağmacılar’da bir zil fabrikası kurar. Bildiğiniz gibi değil! Bu fabrikada makine yoktur. Ziller, yine el tezgahlarında ustalar tarafından üretilir. Mikael, zili kendi dökmekte ve sırrı kimse ile paylaşmamaktadır. Ölene dek bu böyle devam eder. Fakat çırakları Agop Tomurcuk veMehmet Tamdeğer, Mikael’den habersiz, gizlice bu sırrı öğrenmiş, 1981 yılında kendi atölyelerini kurarak üretime devam etmişlerdir. Bugün Zilciyan Ailesinin üyeleri Amerika’da zil üretimine devam ediyor. İstanbul’da üretime devam eden Mikael Zilciyan’ın çırakları ve onların çocukları ise hala elde üretime devam ediyor ve İstanbul zillerini tüm dünyaya sunuyor. Ayrıca “Zil ve Caz” festivali, 2011 yılından bugüne, büyük ustaları anmak adına Samatya’da düzenleniyor.

Ellerimde gelincik
Göğsümde uç uç böceği
Kulaklarım çınlıyor

DİPNOT: Bu noktaya bir film ile geldim, Whiplash.

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın