Bilgi paylaştıkça çoğalır

Bugün dünyanın herhangi bir saçma günün bilmem kaçıncı yılının kutlamaları var. Yarın başka bir kutlama sonra başka ve başka ve başka. Peki nedir bu kutlama? Sevgililer günü, anneler, babalar, doğum günü, ölüm yıldönümü, ilk dişi çıktı, ilk kelimeyi söyledi dedi oldu yaptı ettiler ile dolu bir hayat ve bizler bunları kutlamakla yükümlü bireyler… Neden bunlara ihtiyacımız var?Bizler hayatta bu kadar mı mutsusuz bu kadar mı yalnızız bu kadar mı pişmanız üzgünüz uzağız. Bu hayatta sahiden bunları kutlayacak kadar mutluyuzda keyifden mi yapıyoruz yoksa bu kadar mutsusuz ve umutsusuzda bundan dolayımı her zaman bir şeylerin altına sığınıyoruz? Sigara içmek beni mutlu ediyor yemek yemek alkol almadan gülememek uyuyamamak geceye umutla başlayıp umutsuzca bitirmek. Sahiden bu hayattan ne bekliyoruz ve ne istiyoruz da alamıyoruz ve bu ve benzeri yüzlerce binlerce bahanenin altına sığınarak, yaşamaya kırıntılar peşinde isteksizce ama bir o kadar delice koşuyoruz.

Keşke yine okul çağına dönsek abi çok güzeldi, keşke çocuk olsak, keşke evlenmemiş olsak, keşke evlensek, keşke ayrılmasak, keşke ayrılsak… Kopyala yapıştır hayatlarımızın içerisinde milyonlarca insan yığınında yalnızlıktan deliren insanlarız. En son ne zaman başını birinin göğüsüne tüm cinsel arzularından arınmış bir şekilde koydun ve ağladın, hunharca gerçekten ağlaman gerektiği gibi ağlamandan dahi bahsetmiyorum burada, sadece ağladın, biraz anlattın utanmadın, karşındakinin bu durumdan sıkıldığını düşünmedin. Ne zaman sadece arkadaşın olduğu için birine doya doya sarılıp öptün el ele yürüdün aynı yatakta uyudun kahvaltı hazırladın ve üstelik bunların hepsini sadece arkadaşın olduğu için yaptın. Yapamadın ve Yapamazsın değil mi? Çünkü bunları sadece sevgililerimizle yapmayı biliriz biz çünkü öyle öğrendik, öyle gördük. Bizler bu hayatta korkarak büyüyen utanan çekinen bir nesil olarak büyüdük ve hep bunun yalnızlığını hüznünü taşıdık, belki çok azımız (umarım az da olsa vardır) bundan sonradan belki kendi halince belki başkalarının yardımıyla kurtuldu. Şimdi çoğumuzun aklında benim çocuklarım böyle büyümeyecek böyle olmayacak yarından itibaren bende böyle olmayacağım geldi dimi, peki ne yaparak. Durun tahminde bulunayım… Yarın sabah spora mı başlamak geldi aklına yada fotoğraf çekmek mi, adaya gidip bisiklete binmek mi dışarıda kahvaltı etmek mi, çay kahve sigara kitap okumak için güzel bir yer mi, Olympos da tatil mi, çok sıkıcısınız çok sıkıcıyız ve hepimizi kör cahil birer asosyaliz. Evet aynen öyle asosyaliz, evinde günlerce film izleyen müzik dinleyen, çıkmayan insanlardan hiç bir farkımız yok. Bar, kahvaltı, eğlence sizi sosyal yapmıyor. EE sen söyle ulan yavşak ne yapalım demeyin bilsem bu yazıyı yazmazdım. Ama bildiğim bir şey var ve kabullendiğim bunları yapmaya devam ederek yok olacağız bunlar dışında hadi sabah ne yapalım?

Artık günleri kutlamayı bırakın o günlerin gelmesini ve kutlama planlarını…
Kalk toparlan! Silkelen! Tokat at suratına sertçe hatta daha iyisi sen arkadaşına tokat at, o da sana. Özel günleri kutlamak yerine her güne anlam katacak bir şeyler bulalım…

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın