Bilgi paylaştıkça çoğalır

Bir efsaneye göre “İnsanlar eskiden dört kollu, dört bacaklı ve çok güçlü yaratıklarmış. Kendi kendilerine yetebildikleri ve çok güçlü oldukları için her türlü taşkınlığı yapar, savaşır, tanrıları onurlandırmayı ihmal ederlermiş. Bir gün, bir gece tanrısı buna çok sinirlenmiş ve insanları ortadan ikiye bölmüş; bir taraf erkek diğer taraf kadın olmuş. İkiye bölünen parçalar o kadar korkmuşlar ki birbirlerine sarılmışlar.Gece tanrısı bu işin böyle olmayacağını düşünüp, bedenleri dünyanın farklı yerlerine dağıtıp tekrar bir araya gelmemeleri için onları lanetlemiş. İşte o gün bugündür yarım olan parçalar, tamamlanmak için diğer yarılarını arar olmuşlar.Her ne kadar anlatılan mitolojik hikayeler gerçeklikten uzak, Dede Korkut tadında olsa da bu durum ruh eşi kavramının binlerce yıllık bir mazisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Kimine göre uzaylıların varlığı kadar gerçek kimine göre Noel Baba kadar masalsı kimine göre ütopik bir durum, varlığını ilikerine kadar hissedip onu yaşayan bir çoğuna göre ise nefes almak kadar gerçek.

Ruh eşi fantastik bir olgudur. Sanki hayata gelme nedeniniz aynıdır. Başka yerlerden bakıp aynı şeyleri görürsünüz, farklı manzaraları seyredip aynı şeyleri hissedersiniz. Başka denizlere girer aynı keyfi alırsınız, bir araya geldiğinizde bunları konuşmanıza gerek yoktur. Ne kadar aynı, nerede farklı olduğunuzu sanki doğuştan biliyor gibisinizdir. Birbirinizin yanında saatlerce susabilirsiniz. Bir şarkı duyduğunuzda içinizde onunkilerle aynı duyguların uyandığını bilirsiniz. Bu aşk değildir, daha yoğun, daha farklı daha yüce bir duygudur, aşktaki telaş ve şehvet olmadan, kaybetme, uzak kalma, dokunma gibi dürtüler olmadan onun gözlerinde kaybolursunuz. Onun gözleri güvenli bir okyanustur, ne kadar kaybolsanız da boğulmayacağınızı bilirsiniz. Renkleriniz birbirine karıştığında bozulmaz, kirlenmez; sadece birleşir ve karışır.

Hüzün nedir bilmez ruh eşi ile beraber olan kişi, mutluluk kaynağını bulmuştur sonuçta. Ömrünü adasa yine yetmez, bin ömür geçse yine doymaz insan. Ahiretteki sonsuzluk daha anlamlı olur o zaman. Onunla sonsuzluğu istemekten kendini alıkoyamaz insan. Hatta ara ara korkar; ya orada yollar ayrılırsa, ya mahşerdeki kalabalıkta bulamazsa onu diye. Halbuki unutmuştur; burada onları karşılaştıran, dilerse orada da bir araya getirir.

ruhesi_01

Yalnızca onunla beraberken, hayat boyu içinizde hissettiğiniz o boşluk duygusunu hissetmez, ilk defa tamamlanmış hissedersiniz. Öptüğünde yada sinirlendiğinde nasıl değiştiğini bilirsiniz. Nefes alışverişini ezberler; uyurken bir bebek gibi sessiz oluşunu bilirsiniz. Onun gülüşünü şımartmamak için gamzesini gizleyişini bilirsiniz. Onun bakışlarını bilir; öfkeyi de, sevgiyi de görürsünüz o bakışlarda. Ellerini tanırsınız; sarıldığında ki şefkatini, elini tuttuğundaki sahiplenişini… Onun kokusunu bilirsiniz ruhunuzu müptela eden afyonu ve ona sahip olmanın verdiği huzuru… İşte o zaman onu herkesten ve her şeyden çok seversiniz. O kişi ruh eşinizdir sizin. Bugün yarın ve bütün zamanlarda…

Bilgi paylaştıkça çoğalır
Önceki konuKöşe Kapmaca (Atifet Gülek'e ithafen)
Sonraki konuZincire Vurulmuş Prometheus
11 Ekim 1982 yılının serin bir son bahar akşamında doğmuşum. Hayalim futbolcu olmaktı.. En büyük tutkum ise Beşiktaş. Çocukluğum, dünya kupası heyecanına eşdeğer mahalle maçlarının Şifo Mehmet'i, Sarı fırtına Metin'i olmakla geçti. Profesyonel futbolcu da oldum ama uzun sürmedi, benim futbolu sevdiğim kadar onun beni sevmediğini fark ettim. Özel bir firma bünyesinde fotoğrafçı olarak çalışmaktayım. Aynı zamanda Boxer dergisinde köşe yazıları yazıyorum.

1 yorum var

Bir yorumda siz bırakın