Bilgi paylaştıkça çoğalır

Yıl 1974… Yılmaz Güney senaryosunu yazdığı ‘Endişe’ filminin çekimleri için ekibiyle birlikte Adana’ya gider. Çekimler devam ederken Yılmaz Güney, karıştığı bir olay yüzünden cezaevine girer. Kısa bir belirsizliğin arkasından Cevher rolü Erkan Yücel’e, filmin yönetmenliği ise Yılmaz Güney’in asistanı olan Şerif Gören’e verilir. Çekimler tamamlanır ve ortaya Türk Sineması’ nın en yüz akı filmlerinden biri ortaya çıkar. Film 1975 yılında düzenlenen Antalya Altın Portakal Film Festivali’ nde Şerif Gören en iyi yönetmen, Erkan Yücel en iyi erkek oyuncu, Yılmaz Güney en iyi senarist ve Endişe filmi en iyi film seçilir. Bu tarihten sonra Yılmaz Güney’in hapishanede yazdığı senaryolardan ‘Sürü’ ve ‘Düşman’ Zeki Ökten tarafından çekilir ve yurtiçinde yasaklı olan bu filmler yurtdışında özellikle de Berlin Film Festivali’ nde büyük bir ilgiyle karşılanır, en iyi senaryo ve jüri özel ödülünü alan filmler Türkiye’ nin darbe günlerine denk gelir ve hakettiği saygıyı zamanından 30 yıl sonra düzenlenen ‘Geç Gelen Portakallar’ gecesinde alır. Darbe günlerinde sansürle boğuşan Türk Sineması’ nın en önemli yapıtları da bu dönemde ortaya çıkmıştır.

imagesCA1QVI9L

Bir cezaevinden bir diğerine sürülen Yılmaz Güney yazmayı hiçbir zaman bırakmaz. 1980 yılında asker olan Tarık Akan’ a, Yılmaz Güney’ in ‘Bayram’ adlı senaryoyu Erden Kıral’ a götürdüğü bilgisi gelir. 12 mahkumun İmralı yarı açık cezaevinden aldığı 1 haftalık izinle memleketlerine gidiş hikayesini konu alan film 1981 yılında Tarık Akan’ lı Aytaç Arman’ lı kadroyla çekimlere başlar. Çekimlerin başlamasından kısa bir süre sonra kimsenin net olarak bilemediği bir nedenden dolayı filmin yönetmeni değişir. Yeşilçam ayaklanır, her kafadan ses çıkar, çekim programının gerisine düşülür, oyuncular ve set çalışanları İstanbul’ a döner.

imagesCA4B3OBT

O dönem tıpkı Yılmaz Güney gibi cezaevinde olan Şerif Gören’ in tam da bu çalkantılı zamanda cezaevinden çıktığı haberi gelir. Apar topar senaryo Şerif Gören’ e gider ve ikilinin büyük tartışmaları sonucunda mahkum sayısı 12 den 5’e düşürülür hikayede küçük değişiklikler yapılır ve eski kadrodan kalan tek oyuncu Tarık Akan ile birlikte yeni oyuncular bulunur, yol haritası çizilir, çekim programı yeniden yapılır ve filmin adı ‘Yol’ olarak değiştirilir. Çekimler tamamlanır tamamlanmasına ama sorunlar bitmez… film yurtiçinde yasaklıdır ve filmin tüm kadrosunun yurt dışına çıkma yasağı vardır. Ancak filmin kopyası yurtdışına kaçırılır. Yurt dışına kaçırılan filmin kopyası ve Yılmaz Güney Fransa’ da buluşurlar. Film 1982 ‘Cannes Altın Palmiye Film Festivali’ nde en iyi filme verilen ‘Altın Palmiye’ ödülünü kazanır, ardından 1983 yılında Amerika ve dünyanın en önemli sinema ödüllerinden biri olan Altın Küre ödülleri’ nde ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ adaylığı alır… ‘Yol’ filmi sinemamızın en önemli yapıtlarından biridir ve bugün dahi filmle ilgili tartışmalar sürmektedir, bunlardan en önemlisi ise filmin kimin filmi olduğu sorusudur…

imagesCAV82RU8

‘Yol’ bir Yılmaz Güney filmi midir yoksa bir Şerif Gören filmi mi? Evet altın palmiyeyi Yılmaz Güney almıştır. Çünkü Şerif Gören’ in yurtdışı yasağı vardır. Evet Yılmaz Güney olmasa bu film de olmazdı ancak her şeye rağmen ve şartlar gereği ‘Yol’ Yılmaz Güney’ in yazdığı bir Şerif Gören filmidir.

10615762_10152638971105135_119106400_n

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın