Bilgi paylaştıkça çoğalır

1

Birkaç gün önce mavi ile sarının flörtü sırasında uyandım sabaha. Uyku mahmurluğu ile sarıldım akıllı telefonuma. Posta kutuma düşen mailleri kontrol ederken gördüm O fotoğrafı. Maviliğin içerisinde boş bir sandalye… Beni bekliyordu sanki… Oturmam, düşünmem, kendime gelmem için…

Bu fotoğraf ve altındaki yazı bana Özgürlüğü sorgulattı. Sanatı sorgulattı. Her şeyden önce kedimi sorgulattı. Neydi Özgürlük? Sanat nasıl özgür olurdu? Peki benim sanatım yeteri kadar özgür müydü? Sorular, sorular, sorular… Bu soruların cevabını alabileceğim dostlarıma koştum hemen. Yanlarına oturdum usulca. Orhan Kemal, Abidin Dino, Yaşar Kemal… Sanki onlar da beni bekliyorlardı.

Onlar değil miydi, yasaklı bir ortamda düşüncelerini özgürce dile getiren? Abidin sırf düşüncelerinden dolayı Adana’ya gelmek zorunda kalmamış mıydı? Ya Orhan Kemal? Nazım gibi O da düşünceleriyle beraber Bursa Cezaevine konulmamış mıydı? Peki tüm bu kısıtlamalar özgürlüklerini ellerinden almış mıydı, pes etmelerine sebep olmuş muydu?

Yanıtı tabi ki HAYIR ! Onlar üretmeye devam etmişlerdi. Bugün Abidin Dino, Abidin Dino olduysa, eserleri hala güncelliğini ve özgünlüğünü koruyorsa bu tüm olumsuzluklara rağmen koruduğu özgür düşüncelerini üretime dökebildiği içindir. Orhan Kemal ile Yaşar Kemal gibi dostlarıyla beraber umut etmekten, mücadele etmekten, özgürlüğün peşinden gitmekten vazgeçmediği içindir.

2

Abidin Dino Parkı’nda, Abidin Dino, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’in yanındaki boş sandalyeye oturdum omuzumdaki küçük kuşla birlikte. Kendi engellerimi, kendi kendime koyduğum kısıtlamaları düşündüm. Daha mı zordu şartlarım, daha az mıydı fırsatlarım yoksa sadece kendim miydim kendime engel olan… O boş sandalye ve kanatlanmaya hazır bekleyen kuşla beraber kırdım zincirlerimi, kanatlandırdım zihnimde uçmaya hazır bekleyen düşüncelerimi…  Kendi yolumdaki engel ben olmayacaktım bundan böyle…

Dostlar! O park, o boş sandalye ve o yalnız kuş, düşüncelerini özgürce üreten yeni Abidinler, Orhanlar, Yaşarlar’ın yetişmesi için bizi bekliyor…

 

Fotoğraflar: S. Haluk Uygur, Mehmet Emin Arıcı

2 yorum var

  1. Sevgili Mehmet Emin
    Yazın çok güzel eline sağlık… Adana Abidin Dino Parkı'nda bahsettiğin o üçlü heykel gurubunu tasarlarken, ustaların karşılarına boş bir sandalye koyup, üzerine de bir minik kuşu yerleştirerek, onların özgür düşüncesini geleceğe aşıyacak gençlere gönderme yapmıştım. Ama bana gelen ilk tepkiyi seninle paylaşayım;
    "İnsanlar o sandalyaye oturup fotoğraf çektiriyorlar. Kuşun gagası bu sırada sırtlarına batıyor. Acaba o kuşu oradan alabilir miyiz?"
    İşte özgürlük böyle bir şey…
    Sevgiler…
    S. HALUK UYGUR

  2. Aslına bakarsanız zaman zaman o söylemlerde bulunan insanlara da ihtiyacımız var, yoksa kuşların değerini kim anlayacak !
    bknz. polyanacılık kuralları

Bir yorumda siz bırakın