Bilgi paylaştıkça çoğalır

“Okuyacak kitabım kalmadıııııı” isyanında olan herkes bu yazıda buluşsun. Kütüphanemin en değerli ve okunmasa olmaz kitaplarından sizler için bir liste çıkardım. Tabii listem alabildiğine uzun. Ama  hepsini bir anda vermek yerine dörderli gruplara ayırdım ki tadı azıcık damağınızda kalsın.

Edebiyatla kalın!

2015-2016 yaz kitaplığımın ilk dördü şu şekilde:

1- Bilge Karasu – Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı

20160725_093618

Bilge Karasu‘yla tanışma kitabımdır. 1971 Sait Faik Hikaye Armağanı’na layık görülmüş. Nitekim bu ödülü sonuna kadar da hak eden bir kitap. Türkçenin mucizelerine tanık olmak için okuma listenizin en başına yerleştirin kendisini. Kitabın inceliği, cümlelerin kısalığı “aman canım ne var bunda hemen okurum” gafletine düşürmesin sizi. Bilge Karasu’nun her bir kelime için kullandığı işçilik ve kitabın şiirsel dili, tıkalı olan tüm damarlarınızı açacak.

” …Yüreğin, şakakların atışına ayak uydurmalı, nabzın atışına. Tanrının, insanın içine yerleştirdiği tek, şaşmaz ölçüye… Değişken ama şaşmaz ölçüye. Bu ölçünün şaşması, bir türlü sonuç verir, iki türlü değil. Oysa ölüm yararsız bir şey, boş bir şey…”

2- Dostoyevski – Beyaz Geceler

20160727_130059

Büyük büyük kitaplar yazmış, korkunç kelimeli, “Suç ve Ceza”sı bir kriter haline gelmiş Rus Edebiyatı’nın duayeni Dostoyevski‘nin Beyaz Geceler‘deki naif dilinin tek bir açıklaması olabilir:

  “Kendi başına naifliğin zirvesinde oturan aşk, başka nasıl anlatılabilirdi ki?”

Aşkı anlatan en sade, en başınızı alıp alıp başka yerleşe götürecek roman olarak kenara köşeye iliştirelim. Kitabımız Ivan Turgenyev’in şu sözüyle başladığı için de pek manidar:

     “Yoksa o, bir anlık da olsa senin gönlüne

       Yakın olsun diye mi yaratıldı?”

3- Adalet Ağaoğlu – Fikrimin İnce Gülü

20160727_125928

    Adalet Ağaoğlu‘nun okunmamış olma ihtimalini bile düşünemezken, bu kitabının varlığından haberi olmayanları bir kenara alalım. Dilinin dişiliğini yontarak erkek bir karaktere giydirebileceği en güzel kelimeleri giydirmiş edebiyatımızın dinozoru Adalet Ağaoğlu’nun müthiş kurgusuna aşık olmamak mümkün değil. Almanya- Türkiye çizgisinde ilerleyen roman sonraları Türk sinemasına “Sarı Mercedes”  ismiyle uyarlandı. Kitabın baş karakteri Bayram‘ı İlyas Salman‘ın oynamasını hala sorguluyorum ne yazık ki. Zira zihinde canlanan karakterle, İlyas Salman arasında dev bir uçurum var.

Ama tabii kulaklarda bir: “Fikrimin ince gülü, kalbimin şen bülbülüüü…”

Notları Sevin: Kitabın adının bu olmasının nedeni, Almanya’da biriktirdiği paralarla aldığı “Bal kızıyla” köyüne dönen Bayram’ın yolda devamlı bu şarkıyı dinlemesidir.

   “Çok konuşuyorum. Her zaman gereğinden fazla konuşuyorum. Ben kimseyi ele vermem. Hep kendimi ele veriyorum. İşte yine çok konuşuyorum. Kimseyi bulamadıkça, kendimle çok konuşuyorum.”

4- Etgar Keret – Nimrod Çıldırışları

20160727_130001

Etgar‘ın herkesten farklı düşündüğü bir gerçek. Onun zihninde ele avuca sığmayan, haylaz ama bir o kadar da hüzünlü bir çocuk var ve siz okuduğunuz her hikayede tüm canlılığıyla hissediyorsunuz onu. Gülümsüyorsunuz, hüzünleniyorsunuz, “dur dur şu hikayeyi sana da okuyayım” heyecanına kapılıyorsunuz.

   Hayatımdaki en önemli insanlardan biri tarafınca önerilen Etgar, kütüphanemin en haşarı yazarı olarak hala köşelerden kafasını çıkartmaya devam ediyor!

Notları Sevin: “Bilek Kesenler” filmini izleyeniniz varsa film senaryosunun Etgar Keret’e ait olduğunu söyleyelim, izlememiş olanlara da tavsiye edelim. (Kitaplarından önce Etgar’ı tanımak için hoş bir fırsat!)

  “Oben çiçeklerden birini alıp üzerine üfledi ve dünya kayboldu.”

Kitapları okuduktan sonra bir yorumda bulunursunuz artık!

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın