Bilgi paylaştıkça çoğalır

Bir insanın sana neler verebileceği değil,
senin için nelerden vazgeçeceği önemlidir.
F.Hegel

Bu sözün yedi yaşımda bende uyandırdığı anlam o gün için çok derin olmasa da hayatıma yansıyışı çok derin izler bırakmıştı. Çocukluğumu ne zaman hatırlasam o günler kendisini oltaya vurmuş bir balık gibi gün yüzüne çıkartır ve üstüne basa basa ilk fedakarlığımı hatırlatırdı bana. Evet hatırlayabildiğim belki de hayatımda birisi için yaptığım ilk fedakadarlık…

Hatırlarsınız ilkokul birinci sınıfta okumayı çözmek ve o kırmızı kurdaleyi göğsüne takmak için bir yarış vardı çocuklar arasında belki de her an bir yarış içinde yaşamaya o günlerden başladık kimbilir. Bende o yarışa önce pek önem vermesemde yavaş yavaş o kurdalenin cazibesine kapılmaya başlamıştım, başlamıştım da biraz acele etmeliydim çünkü sayılı adet vardı öğretmenimizin o iki yana açılan tahta dolabında.

Sınıfta okumayı tam olarak çözemeyen üç kişi kalmıştık ben bir başka erkek ve sevimli bulduğum defteri pembe kaplama ile kaplı olan ve sık sık arkasını dönüp bana gülümseyen o kız…

Onlu cümleleri üç nokta ile bitiriyorum çünkü ne zaman o günleri yad etsem yüzü gözlerimin önüne gelir. Neyse ben hırsla ve gayretle okumayı çözmüş kalan son kurdeleyi almak için öğretmenimi bekliyordum. O gün o gözlerinin içi gülümseyen yanıma oturdu ve hece kitabına dalgın dalgın baktı onu öyle görünce sokuldum yamacına ve yardım etmeye başladım. Harfler arasındaki uyumu ve sesleri öğrettim. Yaklaşık bir hafta sonra benim gibi oda okumayı çözmüş ve son kurdale için tahtaya çıkmıştık. İlk sözlü onunda ve sadece ”fedakarlık” kelimesini okuyamadı yüzü asıldı ve ağlamaklı olan o nemli gözleri ile yerine oturdu sıra bana geldi başladım okumaya ama gelin görün ki bir gözüm onda ve ağzımdan kurdeleyi almak için bilmem gereken o iki kelime çıkmadı çıkamadı. Otur demesiyle hocamın gülümseyerek yerime geçtim ve en çok kelime bilen o olduğu için kurdele onun saçlarına takıldı. Gayet memnun ve güler yüzlü olan ben iki tenefüs sonra onu bir başka çocuk ile gazoz içerken görünce o yaşta dünyam başıma yıkıldı ve ilk fedakarlığım gönlümde derin yaralar bıraktı.

İşte Hegel benim onun için neyden vazgeçtiğimi görseydi ne derdi bilemem ama o günlerde bir çocuk için en önemli şeyden vazgeçmiştim ben. Şimdilerde ne zaman bunu anlatsam cümlenin sonunu hep böyle bitiririm. ”O kelimeyi okusaydı böyle kolay gidemezdi.” 

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın