Bilgi paylaştıkça çoğalır

Eşcinsellikte Kadın   

 

     Attila İlhan’ın araştırma konularından birisi de eşcinselliğin insanlar üzerindeki etkileridir. Yanlış Kadınlar Yanlış Erkekler ve Hangi Seks kitaplarında sonradan kadın olmuş erkeklere ve cinsiyet konusunda karmaşa yaşayan ve erkek olmaya karar veren kadınlara yer vermiş ve onlar üzerinde derin araştırmalar yapmıştır. Bu dönem şiirlerine de yansımış özellikle Paris döneminde tanıştığı Margot‘tan bu konuda ciddi anlamda etkilenmiştir. Margot, Attila İlhan’ın düşünce sisteminde, sanat anlayışında, dünyaya bakış tarzında oldukça etkili bir kadındır. Erkek görünümlü bu kadın Attila İlhan’ın Paris yıllarında yanında olmuş, Fransızcayı iyi seviyede öğrenmesini sağlamıştır. Attila İlhan’ın eşcinsellik konusundaki merakının tartışmasız en önemli sebebi Margot‘tur.  Attila İlhan Hangi Seks kitabında Margot’u şu şekilde tanıtmaktadır:

     “Bazı insanlar vardır, yanında yaşadığınız sürece önemini ve etkisini duymazsınız, sürekli karşı çıkışlarınız, vırt zırt takışmalarınızla, ona karşı özerkliğinize koruduğunuzu sandığınız bile olur, fakat ayrılmayagörün, yaşantınızda ne önemli etkileri olduğu ve olacağı hemen anlaşılır. Margot, işte budur!

     Margot, bizim ‘sapıklık’ diye kestirip attığımız ‘perversion’ sözcüğünü, sözcüklerinden kazıyıp atmıştı. İnsanları  kadın/ kadın, erkek/ kadın, kadın/ erkek, erkek/ erkek diye dört cinse ayırır, bunlardan ikincisi olmakla övünürdü. Kim bilir kimlere takılıp son metroyu kaçırdığım akşamlar, yolu gözüm kesmezse onun yarı ev yarı atölye stüdyosunda, duman dumana tartışmalara karışır, Kraft-Ebing Freud, Jung, Adler diye diye sabahın ilk saatlerini bulurduk. “( İLHAN, 2004, s. 186-194).

 

     Attila İlhan Margot’tan ve araştırmalarından öğrendiği cinsellik ve eşcinsellik konularına belirli dönemlerde şiirlerinde yer vermiştir.

     Attila İlhan, İkinci Cem’in Gizli Hayatı şiirinde adını vermediği farklı eşcinsel eğilimleri olan bir genç kızdan bahseder. Şiirdeki “Cem” aslında bu kızdır. Attila İlhan bu kız hakkındaki görüşlerini şu şekilde anlatmaktadır:

     “İkinci Cem aslında, Erzincan’daki askerliğim boyunca, bana hemen her gün mektup yazan, cinselliği karmaşık bir kolej öğrencisi, ilginç bir genç kız… Açığa vurmaya pek de cesaret edemediği bazı eşcinsel eğilimleri vardı ki, uzun uzun yazışır, üzerinde tartıştık. Sonradan bazı deneyimleri olmadı değil. Sanırım anlattıklarından çıkarmıştım bu şiiri.” (İLHAN, 2014. s. 130).

 

     Attila İlhan’nın Claude Diye Bir Ülke adlı şiiri de kadın eşcinselliği ile ilgilidir. Claude da bu şiirinde boy gösteren bir kadındır. Bu kadın şiirin teması olarak hayali bir kadın gibi dursa da Claude gerçekte var olmuş ve bünyesinde birçok cinsel beraberliği barındırdığı için bir ülke gibi anlatılmıştır. “Erkek/kadın, kadın/erkek şeklinde düzenlenmiş eşcinsellikle karşılaşmaktayız. Bir ülke olarak nitelenen Claude, bütün cinsel çelişkileri barındırmaktadır.” (ÇELİK, 2007, s.308). Attila İlhan, Meraklısı İçin Notlar bölümünde Claude’dan şu şekilde bahseder:

     “Pek kolay anlaşılacağı gibi, bu şiir de, kadın eşcinselliği ile ilgilidir. Bence asıl ilginç yanı, daha çok tarihsel/toplumsal diyebileceğim konularda denediğim yeni bir deyiş biçimini, erotique imgeleri aktarmak için de kullanmayı deneyişimdedir. Claude da, şiirlerimde boy gösteren kadınlardan biri, yalnız hayali tip değil o, gerçekten böyle bir kadın oldu, adı Claude olmasa da özellikleri anlattıklarıma uygundu.” (İLHAN, 2014, s.131).

     Attila İlhan’ın,  Yanlışlık Balladı  şiirinde yer alan Josiane, Hangi Seks’teki Josiane’dir. Görüntüsü itibariyle çok güzel bir kadındır ancak aslında estetikle kadın görüntüsüne kavuşmuş bir erkektir. Yine 16, Pazartesi şiirindeki Van Decter ismindeki kadın da erkek gibi bir kadındır. Tıpkı bir erkek gibi at yarışı oynamakta, korkusuz ve gözü pek bir yapı göstermektedir. Bu özellikleri neticesinde Van Decter‘i Margot’a benzetmek hiç de yanlış olmayacaktır.

Bilgi paylaştıkça çoğalır
Önceki konuBir Şair Portresi: Attila İlhan'ın Şiirindeki Kadınlar 1
Sonraki konuPlak: Miss U
Dünya masallarını anlatmakta ünlüymüş. Ünlü dediysek, kendi mahallesinde. Duyumlara göre Tezer Özlü severmiş çokça. Arada Kafkalığı tutarmış, bazen kendi kendine sayıklarmış, bazen de bilinmeyen dillerle konuşurmuş. Edebiyat bitirmiş, öykü yazmış, roman okumuş.

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın