Bilgi paylaştıkça çoğalır

Hafızanı yoklarken, karşı kıyıdan gelen yansıma dikkatini dağıtıyor. Ardından düşünmek için nereye baktığını unutuyorsun. Gözlerini sabitlediğin yerdeymiş gibi sanki O anı tekrar yakalamak istiyorsun. Haksız olduğunu söyleyemem bu sana addedilmiş bir andı. Şimdi daha da uzağında kaldığını hissetmek, hiçbir betimlemeyle eşleşemez.

Uzağındaydın ve zihnini öyle yormuş olmalısın ki dakikalarca yalnızlığınla duşun altında kaldın. Parmaklarının uçları iğneleniyor, kimbilir kaç saat soğukta kaldın? Bundan daha kötü anlarının olacağını bildiğinden kendine şükreder gibi bir halin var. Çünkü; aşıklar yaz mevsiminden nefret eder.
Farkındasın uzun zamandır hiç bu kadar yakınlaşmamıştın. Ne kadar uzağa bakarsan o kadar geçmişi görürsün. Zihnini düşünmeye zorlaman da bu yüzden. Bir anda ağlamakla ağlamamak arasında sallanıyorken, atlamayı tercih ediyorsun.

Özlemek, kaburgalarına kurulmuş boş bir salıncaktır.
Boşluğuna dolan her rüzgarda sallanır.
Sallandıkça gıcırdar, için acır.
Bir aşık, bu yüzden deniz kenarında oturamayacağını iyi bilir.

İlk yorumlayan siz olmak ister misiniz?

Bir yorumda siz bırakın